Doğru bilinen bir yanlış
Oldukça yaygın olan antioksidan içeren meyve ve sebzelerin Alzheimer hastalığını önlediÄŸine dair bir inanış bulunuyor. Elma, muz, portakal ve havuç suyu kürünün alzheimer ve parkinson gibi beyin fonksiyonlarını etkileyen ya da yavaÅŸlatan hastalıkları iyileÅŸtirme de direk olarak hiçbir etkisi bulunmamaktır.
1. Alzheimer hastalığı nedir?
Alzheimer hastalığı halk arasında bunama olarak bilinen, tıp dilinde demans olarak adlandırılan bir hastalık tablosudur. Bunama sebepleri içinde en sık görülen hastalıktır. Hastalık, her yaÅŸta görülebilir ama özellikle 60 yaşından sonraki yaÅŸlarda görülme sıklığı artış gösterir. KiÅŸinin aklını kullandığı bütün alanlarda ilerleyici bir kayıpla giden hastalık tablosudur.
2. Hastalığı tetikleyen nedenler nelerdir, stresi de bu nedenlerden biri olarak sayabilirmiyiz?
Alzheimer hastalığının kesin nedeni bugünkü bilgilerimize göre bilinmemektedir. Hastalık oluÅŸumunun, belirli genetik eÄŸilimleri taşıyan bireylerde çevresel etmenlerin yardımı ile geliÅŸtiÄŸi düÅŸünülmektedir. Çevresel etmenlerden en çok suçlananlar; besinlerle geçen ağır metal zehirlenmeleri, viral enfeksiyonlar ve radyoaktivite olarak sayılabilir. Bu faktörlerden hiç birini tek başına neden olarak doÄŸrulayan bir çalışma yoktur, ancak sözkonusu faktörler genel saÄŸlığı bozarak her çeÅŸit hastalıkta olduÄŸu gibi Alzheimer’e da uygun zemini hazırlarlar. Stres genel anlamda bağışıklık sistemini baskılayarak her tür hastalık geliÅŸimini kolaylaÅŸtırır. Alzheimer da kronik bir hastalık olarak baÅŸlangıç ve geliÅŸim dönemlerinde stresten son derece etkilenir.
3. En belirgin belirtileri nelerdir?
BaÅŸlangıçtaki belirtiler çeÅŸitli olabilir. Hastalık, kiÅŸinin eÄŸitim, sosyoekonomik ve gündelik uÄŸraÅŸları ile iliÅŸkili olarak daha önce yapabildiÄŸi ÅŸeyleri yapamaması ÅŸeklinde kendini gösterir. Genel anlamda ilerleyici unutkanlık herkesin dikkatini çeker. İsim ve küçük eÅŸyaların yerlerini unutmak gibi doÄŸal yaÅŸlanma unutkanlıklarını aÅŸar ölçüde unutkanlıklar baÅŸlar. Unutkanlık kiÅŸinin günlük iliÅŸkilerini etkiler boyuta ulaşır. KiÅŸilik deÄŸiÅŸiklikleri, alınganlıklar ve baÅŸkalarını suçlayıcı ifadeler kullanmalar baÅŸlangıç belirtileri olabilir. AlışveriÅŸte para üstü alıp vermede ya da alınacak ÅŸeylerin unutulmasında yaÅŸanan zorluklar giderek artar. Yön bulma duyusunun bozulması ile yakın çevre dışındaki yerlerde kaybolmalar kendini gösterir. Hastalığın daha ileri evrelerinde, yeni ÅŸeyleri öÄŸrenmede yaÅŸanan zorluklar nedeniyle gazete okuma, televizyon seyretme gibi gündelik iÅŸlevler yapılamaz hale gelir. Hastalar yapamadıkları ve giderek uzaklaÅŸtıkları bu uÄŸraÅŸları “Hep aynı ÅŸeyler var, sıkılıyorum, zaten istemiyorum” diyerek geçiÅŸtirme eÄŸilimindedirler.
4. Hastalık kimlerde ve ne sıklıkla görülür?
Cins ayrımı yapmadan her yaÅŸ diliminde görülebilir, ancak yaÅŸlanma ile birlikte görülme sıklığı artar. 40 yaşında 100.000’de 40 olan sıklık, 60 yaşında 140, 80 yaşının üstünde 10.000’e kadar çıkar.
Damar sertliÄŸi öyküsü olan ve tansiyon, ÅŸeker, kolesterol yüksekliÄŸi olan kiÅŸilerde beyin damar yaÅŸlanmasının hızlanması nedeniyle görülme sıklığı ve ÅŸiddeti artar. Genetik yatkınlık olmakla birlikte ailede yakın bireylerin Alzheimer olmaları diÄŸer bireylerin riskini çok fazla artırmaz.
5. Nasıl teşhis edilir?
Hastalığın tanısı klinik olarak konulur. Tedavi edilebilir bunama nedenlerinin uygun laboratuvar görüntüleme yöntemleri ile dışlanması sonucu, gerek nörolojik muayene gerekse nöropsikolojik testler yardımı ile hastanın tablosu isimlendirilir. ‘PET’ ismi verilen beyin hücrelerinin glukoz kullanma hızını ölçen özel bir test yardımı ile özellikle baÅŸlangıç evresinde beyin metabolizması deÄŸerlendirilerek doÄŸru tanının erken dönemde konulması saÄŸlanabilir.
6. Hastalıkta erken tanının önemi var mıdır?
Hastalığın tedavisinde kullanılan ve elimizde ÅŸu anda bulunan ilaçlar ilerlemeyi durdurucudur ama iyileÅŸtirici deÄŸildir. Bu nedenle ne kadar erken dönemde tanı konur ise hem ilaçlardan yararlanma, hem de sosyal çevrenin düzenlenmesi açısından yararlı olur.
7. Hastalığın evreleri nasıl seyreder?
Hastalığın evrelerinin geliÅŸimi tümüyle kiÅŸiseldir. Bazı insanlarda çok hızlı seyir gözlenirken bazılarında oldukça yavaÅŸtır. Bütün sinir sisteminde görülen dejeneratif hastalıklarda, hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasından önce uzun süreli belirti vermeyen bir dönem vardır. Bu dönemlerde gözden kaçabilecek küçük deÄŸiÅŸiklikleri yakalamak tanı ve tedavi açısından önemlidir. İleri evrelerde tedavi ve bakım kalitesi sürecin gidiÅŸ hızını ve sonunu belirler.
8. Hastalığın tedavisi var mıdır, varsa nasıldır?
Özellikle erken ve orta evrelerde kullanılmak üzere iki grupta sınıflandırılan ilaçlar vardır. Bu ilaçlar hastalığın ilerlemesini yavaÅŸlatma etkisine sahiptirler. Henüz belirtileri geri çevirecek ilaç yoktur. Bu ilaçların tek başına ya da birlikte kullanımı ile kiÅŸiye ve evreye özel tedavi düzenlenir. Özellikle orta ve ileri evrelerde hastanın kendine olan bakımı ve beslenmesi de bozulacağı için, bunların izlenmesi gereklidir. SaÄŸlıklı ve düzenli beslenme, diÄŸer hastalıklardan mümkün olduÄŸunca korunma ve yataÄŸa baÄŸlı hale gelmiÅŸ hastalarda özel bakım hizmeti çok önemlidir. Alzheimer hastaları; beslenme bozuklukları, enfeksiyonlar ve nedeni tam olarak bilinmeyen nedenlerle yaşıtlarına göre daha erken ölürler.
9. Havuç suyu kürünün ya da antioksidan meyvelerin iyileÅŸtirici etkisi var mıdır?
Nedeni iyi bilinmeyen ve kesin tedavisi olmayan tüm hastalıklarda çeÅŸitli tıp dışı tedavi yöntemleri denenmektedir. Bilimsel olarak hasta grupları üstünde denenip etkinlikleri kanıtlanmayan bu yöntemler kullanılarak, hastaların tek tek mucizevi iyileÅŸmeleri umulur. Havuç suyu ya da antioksidan meyveler de bunlardandır.
10. Alzheimer genetik bir hastalık mıdır ya da bulaşıcı mıdır?
Bulaşıcı deÄŸildir. Genetik yatkınlığı olan kiÅŸilerde görülür. Ama kuÅŸaktan kuÅŸaÄŸa çok net geçiÅŸi yoktur.
11. Yakalanmamak için alınabilecek önlemler var mıdır? Varsa nelerdir?
Vücut ve zihin saÄŸlığını mümkün olduÄŸunca zinde tutmak çok etkilidir. Özellikle damar sertliÄŸine yol açabilecek aşırı kilo, tansiyon yüksekliÄŸi, ÅŸeker yüksekliÄŸi, hareket azlığı, kolesterol yüksekliÄŸi gibi nedenler hastalığa zemin hazırlar. SaÄŸlıklı beslenme, temiz havada bol egzersiz ve özellikle zihni açık tutacak her türlü çalışmaya katılmak koruyucu olarak etkilidir. YaÅŸ ne olursa olsun yeni ÅŸeylerin merak edilerek öÄŸrenilmesi zihin saÄŸlığı için çok önemlidir



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yolla):
Yorumu Yolla